Türk Kadınına Seçme Ve Seçilme Hakkının Verilişinin 82. Yıl Dönümü

1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren Medeni Kanun ile, Türk kadınına bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşmuştur. Artık kadın güçlenmeye, kişiliğini bulmaya başlamış ve erkeğinin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya hazırdır. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930' da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931' de ilk toplantısını yapan 4. TBMM tarafından 26 Ekim 1932' de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934' de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı" nın tanınmasıyla verilmiş oluyordu.

Ulu önder Atatürk, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere, pek çok hakkı kanunlara dayandırarak verirken, bu konuda dünyanın pek çok gelişmiş ülkesine de ilham kaynağı olmuştur.

Biliyoruz ki, kadın toplumun en etkili, yönlendirici, birleştirici ve koruyucu unsurudur. Kadının ilerlemesi sosyal adaletin bir şartı olmakla birlikte sadece bir kadın sorunu değildir. Demokratik, ileri bir toplum için, kadınların güçlendirilmeleri, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim, istihdam, sağlık, siyaset, hukuk vb. alanlarda eşit fırsat ve olanaklardan faydalanabiliyor olmaları dolayısı ile büyük önem taşımaktadır.

Tarihimizin her döneminde fedakârlıktan çekinmeyen kadınlarımız, modern ve çağdaş Türkiye’nin oluşmasında söz sahibi olmuşlardır. Unutulmamalıdır ki,  istiklal savaşının Nene Hatun’u, Halide Edip Adıvar’ı, Halime Çavuş’u, bizim kadınlarımızdır. Tarih bu konuda bize şöyle seslenir; Kadının müdahil olmadığı, kafasında yer bulmadığı, hiçbir sosyo-kültürel ve siyasal hareket başarıyı yakalayamaz.

İlimizde Eskişehir Valiliği, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüz, Paydaş Kamu Kurumları, Üniversiteler ve STK’larla birlikte kadınlarımıza daha iyi hizmet vermek adına var gücümüzle çalışmaktayız. İlimiz kadınlarına kadın konukevi hizmetleri kapsamında barınma, iş bulma, psikososyal destek, eğitim ve danışmanlık, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında alınan koruyucu ve önleyici tedbir kararları, danışmanlık hizmetleri, sosyo-ekonomik destek kapsamında yapılan aile yardımı gibi hizmetler sunulmaktadır.

Aile ve Sosyal Politikalar

İl Müdürlüğü


Sonraki Sayfa: Engellilerimiz Toplumun Aynasıdır

Önceki Sayfa : Engelli Vatandaşlarımızın Hayatlarını Kolaylaştırmalıyız